Saniyede 24 kareden oluşmuş binlerce fotoğraf mı? Yoksa tüm akıp giden anın içinden düzgünce seçilmiş tek bir kare mi daha çok hikaye anlatır?
Zor soru, videonun bir çok avantajı var, ses kaydedebilirsiniz, üstüne müzik koyarsınız, montajlıyıp ekler uzatırsınız falan… Bu kadar çok imkan oluncada, mükemmel sonuç beklemek yüksek bir beklenti olmasa gerek.
Ama fotoğrafta yapılabilecek fazla bir şey yok (photoshop faktörünü denklem dışı bırakarak), Fotoğrafı daha uzun süreye yayamazsınız, görsellik dışında bir duyu hissi katamazsınız. Ama bu sadelik bir dezavantajmı?
Sanmıyorum, bir şey ne kadar basite indirgenirse onu incelemek ve algılamak o kadar kolaylaşır. Onu öznelleştirmek için yaptığınız etkiler daha belirgin hale gelir ve ortaya çıkan sonuç yapan kişiye daha özgü, daha ait olur.
Öyle mi? Bakayım… Bence öyle..
Author ArchiveCızırtılı sesler… Walkman’in pili bitmesin diye kasedi çıkarıp kalemle sarmalar… Sevdiği şarkı gelene kadar diğer bütün şarkıları ezberlemeler…. Sonra o şarkılarıda sevmeye başlamak… Zamanla seslerin bozulması.. kasedin dolanması… Müzik setiyle sevdiğin şarkıları tek bir kasede çekerek “playlist” oluşturmak yada oluşturduğun kasedi sevdiğin birine vermek… Birazdan okuyacağınız şeyler hayatımda çok önemli yer tutmuş ve belkide şu ana kadar hiç söylemediğim ilklerdir. İlk yarışımı doğumumdan yaklaşık 9 ay önce kazandım. milyonlarca rakibim arasından sıyrılıp hedefime ulaşmıştım. Pek özel bir gün sayılmazdı. İlk kez 2. sınıftayken ananas yemiştim ve onu yemenin verdiği zevkle çoğu meyveye bok atar olmuştum. İlk defa kaybolduğumda, bir restoranda boş bir masanın altına girip uyumuşum. İlk defa bir hikaye yazdığımda, hikaye içimde patlamıştı. İlk defa hayvanat bahçesine gittiğimde en dikkatimi çeken şey, yem atınca üstüme gelen güvercinlerdi. İlk defa kendi başıma yaptığım kokteyl portakal suyu, viski ve sodadan oluşuyordu. İlk defa o kokteyli içtikten sonra alkolden dolayı kusmuştum. İlk kez salona kustuğum için evde temizlik yapmıştım. İlk defa odamı temizlediğimde masamdan 3 örümcek çıkmıştı. İlk defa isviçreye gittiğimde tarantula görmüştüm. İlk defa uçağa bineceğim zaman, papyon takmak konusunda ısrarcı davranmıştım. ilk defa saçıma jöle sürdüğümde bozulmasın diye boynumu hiç kıpırdatmıyordum. İlk kız arkadaşım çıkma teklifimi kabul ettiğinde “çok teşekkür ederim” demiştim. Ve ilk defa tekila içtiğimde… tam hatırlamıyorum…. Yazı yazamamak? Evlilik… İki insanın hayatlarını birleştirmesi… Sonsuz bir bağ ile birbirlerine söz vermeleri.. Ne uğruna peki ? İlk guburmamın(guburuğa katılmamın) sütyen yazısına denk gelmesi ne kadar guburuktur(ironik?) (bkz:şirinlemek). Konu biraz hassas, erkek olunca daha da hassaslaşıyor. Bu kadar hassaslaşıncada gözyaşlarımızı tutmamız ve sütyenler hakkında birşeyler düşünmemiz zorlaşıyor. |
Entries (RSS)