Yazar: Shateiel Hafta: Genel
Merhaba.
Ulusa sesleniş gibi birine hitap ederek yazmaktan hoşlanmam normalde ama şuan bunu yapmam gerekicek sanırım.Son zamanlarda değil belli bir konu hakkında belli bir zaman diliminde birşeyler yazmak düzgün cümle kurmaktan bile acizim.Bir şeyler yazmak çok zor geliyor ve zorlama yazıları da sevmiyorum, güzel olmuyorlar zaten.İşte bu yüzden Guburukla vedalaşıyorum.Kendinize iyi bakın.
Yorum yap! »
Hayattaki ilkler unutulmaz derler ama ben hepsini unutmuşum galiba aklıma çok az şey geliyor. Mesela en bilinenlerden ilk aşk unutulmazdı hani? Ben adını bile hatırlamıyorum anaokulundan sarışın bir çocuktu.
İlk sanal aşkım ay savaşçısındaki maskeli tuxedoydu. Sümsük ay savaşçısını severdim ama kıskanırdım da. Ne güzel adamdı o maskeli tuxedo hey gidi. Böyle artist artist gül falan atardı canım. Öhöm neyse.
İlk sarhoş oluşum 4–5 yaşlarında idi. Salonumuzdaki vitrinde küçük şişelerde içkiler vardı. Gayet mutlu mesut vitrinde duruyorlardı taa ki ben onları içinceye kadar. Gündüz vakti bir şişe votka ve viskiyi devirince çok güzel kafayı bulmuşum tabi. Koltukta sızmışım hatta. 4 yaşında hayat çok zor ne yapalım asdhaskjklş.
İlk televizyon denemem annemin odasında oldu. 3 duvarında da aynalar vardı onları kamera yerine koyup orda program çekerdim. Bir tanesi acayip atraksiyonluydu acun firarda gibi bişeydi. Yastıkları timsah falan yapıp boğuşuyordum. Bir de deodorant şişelerini mikrofon yapıp radyo programı çekerdim ama o ayrı.
İlk kez korkudan geberecek gibi olmam kuzenimin kafasını yarmamla gerçekleşti. Oyun oynuyorduk kocaman sopalarla kafasına gelmişti oluk oluk kanlar akınca onu öldürdüm zannetmiştim acayip korkmuştum.
İlk kez insanlar bana anaokulundayken androidmişim gibi davranmıştı. Sınıftaki bütün çocuklar beyaz pastel boyayı pastel boya silgisi zannediyordu ben ısrarla o silgi değil beyaz renk diyordum bunlar bana inanmıyordu. Salaklar sizi şimdi bulup HA-HA şimdi kimmiş beyaz pastel haaa hhhaaaa diye bağırmak istiyorum.
İlk kopya çekişimin farkında bile değildim mesela. İlkokuldayken yanımdaki arkadaşımla soruları yapar sonra birbirimizi kontrol ederdik yanlışımız varsa düzeltirdik. Bunu yardımlaşma olarak görüyordum ben kopya falan da neymiş. Sonra giderek profesyonelleşmeye falan başladım gerçi.
İlk evcil hayvanım –ege- kuştu. Beyaz pamuk gibi bişeydi. İlkokuldayken bisküvilerimden bi tanesini ayırır ona getirirdim. Ölünce çok üzülmüştüm lan.
İlk blog yazımı sıkıcı bir yaz gecesi yazmıştım. Çünkü sıkıcı bir yaz gecesiydi. Ve sıkıcı bir yaz gecesi ne yapacağınızı bilmiyorsanız böyle atraksiyonlara bulaşabilirsiniz.
İlk kez okuyucuyu alakadar eden ilkimi az önce yazdım.
Sonuç olarak bi sürü ilk sayabilirim böyle saçma sapan. İlk kez burnumun 45 derece çaprazının güneydoğusundan bakmam, ilk ayakkabı bağcığımın birinin 2 cm uzun çıkması gibi. Ama yapmıyorum şanslısınız.
Yorum yap! »
Yazamamak uzmanlık alanımdır dostlarım dikkatiniz sürekli dağılıyorsa, serbest çağrışımda sınır tanımıyorsanız ve üşengeçseniz sakın kıpırdamayın – 1 mm bile – çünkü tam olarak doğru yerdesiniz.Yazmak isteyip de yazamamanın insana verdiği huzursuzluk paha biçilemez gerçekten. Kelimeler gözünüzün önünde thriller dansı yapmaya başlar, ilkokuldaki fişler gibidir ama kelimeleri birleştiremezsiniz. Konuşmak isteyip konuşamadığınızda sanki boğazınıza bizon oturur ya aynen öyledir. 2. bir emre kadar yasaklanası bişeydir yani.
00.21
Birazdan yazarım ya yazıyı
01.15
Ne yazsam lan o_O
01.37
Ya aslında diyorum ki ben çok güzel yazamam yazamamayı yazmam gerekirdi.
02.13
Oha saat 2 olmuş neyse sabaha kadar yolu var olum. Film mi izlesem.
~ Arada geçen sürede kahramanımız gereksiz her şeyi araştırır termitordeki cameron rolünü oynayan kızın özgeçmişi (adı summer glau bu arada), chumbawamba şarkısı,kurabiye canavarı… ~
03.31
Tamam, başlıyorum şimdi ben.
Saat 4 suları yazının ilk paragrafını oluşturan kahramanımız M.K (16) tekrar tıkanır. Harfler, kelimeler gözünün önünde uçuşuyor adeta nah çekiyordur.
04.15
Gidip şeftali mi yesem? Belki aklıma bişeyler gelir.
Yazamıyor olmak gurura yedirilmez çıktı çıkacak kıvamında diretilir.
04.16
Yazamamak: 1
Melis: 0
Neticede yazamamak yaklaşık böyle bişey
Yorum yap! »
Evlilik tıpkı waffle gibi. Uzaktan bakınca rengârenk ve tatlı gözüküyor, yemek istiyorsun falan ama yediğin zaman için bayılıyor.(çok evlendim ordan biliyorum)
Bir ömrü aynı kişiyle geçirme fikrinden nasıl korkmuyorlar sıkılmıyorlar anlayamıyorum.Hem aşkı öldürdüğü iddia ediliyor. Düşünsene kaka yapmadığını düşündüğün güzel sevgilinin aslında kaka yapıyor olduğunu öğreniyorsun. Hem de pembe değil kakası! Ölüm sizi ayırıncaya dek kaka yapıyor olduğu gerçeğiyle uyanacaksın! Belki de kaka yapıyor olduğu gerçeğiyle mutlusundur ve bu gerçekle mutluysan doğru insandır kim bilir.
Bilemiyorum terminator the sarah connor chronicles’dan kaçmış bir teneke olduğumdan evlilik bana hep garip gelmiştir. Hakkında yazmak bile garip. Çok fazla sorumluluk, fazla monoton bir yaşam falan bunlardan hoşlanmıyorum. Ama hep baş nedime olmak istemişimdir.(sipeşıl tenks tu romantik komediler) Tabi bunun için yabancı bir arkadaş edinip onu evlendirmeliyim. Bunun dışında çiçekler, düğün pastası, gelinlik falan güzel şeyler.
Bunun hakkında yazmadan önce 100 kişiye sorup 5 popüler cevap aradım.(Hayır aramadım.) Çünkü yıllardır bastırdığım araştırmacı gazeteci karakterim bu konuyu fırsat bilip kendini göstermek istedi.
Sütyen hakkında ne düşündüğünü sorduğum kızların neredeyse hepsi “Yazın hiç çekilmiyor. Bırakın takmayın olum memelere özgürlük hareketi başlatalım” modundaydı.
Bir kız olarak laboratuvar ortamında yaptığım testler sonucunda onayladım, yazın bu sıcakta olmuyor hiç göğüslerim Prison Break’i çekiyor adeta.
Taksan dert takmasan dert gibi bişey. Hani Newton yer çekimini bulmak için elmanın kafasına düşmesini beklemek yerine annesinin göğüslerine baksa da olurmuş.
Bir de büyük-küçük meselesi var. Bu konuda sütyen dediğin bir illüzyondur, bir göz yanılmasıdır çok çakal bi alettir. Bazılarınınkini küçük gösterir bazılarını büyük falan. Askısı durduk yere sorun yaratır adama giydiğin kıyafetten görünüyor mu görünüyorsa uyuyor mu diye. Çok yorgun olduğun an çıkarmak istersin kopçası açılmaz akrobatik hareketler yaparsın.
Sanatsal açıdan bakarsak bu konuya çoğu filmde bir sütyen sahnesi vardır. Femme fetale modundaki hatunumuz adamı baştan çıkarmak için sütyenini çıkarır ve olaylar gelişir.
Sütyenlerin güldürürken düşündüren yanı ise pazarcı ağabeylerimizin kafalarındaki iç çamaşırı ile ikizlere takke diye bağırmasıdır. Güldüren yanı şebek pazarcılarımız düşündüren yanı ise ‘ilk kim buldu lan bunu’dur. Bir de sütyen mi sutyen mi karar veremedim.
Bence bir gün dünyayı alienlar, cylonlular basar ve göğüsler kendi bilincini yaratırsa sütyen ırkı yok olmayla karşı karşıya kalacak.2063’te sütyenlerin yürek burkan hikayesi vizyona girdiğinde ben demiştim diyeceğim. Hatta şimdi yeterince yersem göbeğimi hoplatarak gülebilirim bile.